Yunan mitolojisi, antik Yunan toplumunun dünyayı, insanı ve doğayı anlamlandırma çabalarının en etkileyici ürünlerinden biridir. Tanrılar, yarı tanrılar, kahramanlar ve olağanüstü yaratıklarla örülü bu mitolojik yapı, hem insanların duygularını hem de toplumun değerlerini yansıtan sembolik anlatılar içerir. Olimpos Dağı’nda yaşadığına inanılan Zeus, Hera, Athena, Poseidon ve diğer tanrılar; evrenin düzenini belirleyen güçlü varlıklar olarak tasvir edilirken, Herakles, Perseus ve Odysseus gibi kahramanlar zekâları ve cesaretleriyle insan davranışlarının sınırlarını temsil eder. Yunan mitolojisi, aşkın dönüştürücü gücünden kıskançlığın yıkıcılığına, kaderin kaçınılmazlığından adalet arayışına kadar pek çok evrensel temayı işler. Tanrıların insanlarla iç içe yaşaması, insanların zayıflıkları ve tutkularıyla tanrılara benzetilmesi, bu hikâyeleri hem gerçekçi hem de öğretici kılar. Efsaneler yalnızca dini bir inanç sistemi sunmakla kalmaz, aynı zamanda antik Yunan’ın sanatını, edebiyatını, siyasetini ve sosyal yaşamını şekillendiren kültürel bir temel oluşturur. Bugün bile tiyatrodan sinemaya, resimden modern edebiyata kadar geniş bir alanda etkisini sürdüren Yunan mitolojisi, insanlığın kolektif hayal gücünde yer edinmiş eşsiz bir mirastır.